tren+90 212 481 08 12
·
bilgi@kiriscihukuk.com
Pzt - Cum 09:00-18:00
·

Ticaret Hukuku

ticaret hukuku

Ticaret hukuku; ticari işletmelerin faaliyetlerini, tacirler arasındaki ilişkileri, şirketlerin kuruluş ve işleyişini ve ticari hayatta ortaya çıkan uyuşmazlıkları düzenleyen geniş kapsamlı bir özel hukuk alanıdır. Ticari ilişkilerin sürekliliği ve güvenliği, sözleşmelerin doğru şekilde hazırlanması ve muhtemel hukuki risklerin önceden belirlenmesiyle yakından bağlantılıdır.

Kirişçi Hukuk Bürosu, ticaret hukuku alanında şirketlere, tacirlere ve girişimcilere hukuki danışmanlık sağlamakta; ticari faaliyetlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların dava, arabuluculuk ve müzakere süreçlerini yürütmektedir. Şirketlerin günlük faaliyetleri sırasında karşılaştıkları hukuki sorunların değerlendirilmesi, ticari sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi, alacakların güvence altına alınması ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik hukuki stratejilerin oluşturulması bu kapsamda sunulan hizmetler arasında yer almaktadır.

Süreç Nasıl İşliyor?

1. Şirket ve Sözleşme İncelemesi

Şirketin faaliyet yapısı, ticari sözleşmeleri ve mevcut yükümlülükleri incelenerek olası hukuki riskler önceden tespit edilir.

2. Sözleşme ve Yapı Hazırlığı

Şirket kuruluşu, esas sözleşme değişiklikleri, pay devirleri ve ticari sözleşmelerin hazırlanması gibi işlemler yürütülür.

3. Uyuşmazlık Çözümü

Ortaya çıkan ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk, müzakere veya dava yoluyla çözüm süreci başlatılır.

4. Alacak ve İcra Takibi

Ticari alacakların tahsili gerektiğinde icra takibi dâhil olmak üzere sonuna kadar takip edilir.

Önceliğimiz: Sorun Doğmadan Önlemek

Ticari ilişkilerin hukuki yapısı, tarafların yükümlülükleri, teminat mekanizmaları ve olası sorumluluk alanları birlikte değerlendirilmekte; şirketlerin faaliyetlerini güvenli ve sürdürülebilir şekilde yürütmelerine yönelik hukuki destek sağlanmaktadır.

Şirketler Hukuku

Şirket kuruluşu, esas sözleşme değişiklikleri, sermaye artırımı, pay devirleri ve genel kurul işlemleri.

Ticari Sözleşmeler

Tedarik, bayilik, distribütörlük, acentelik ve kira sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi.

Ticari Uyuşmazlıklar

Haksız rekabet, çek-senet uyuşmazlıkları ve ticari alacakların tahsiline ilişkin dava ve icra süreçleri.

Şirket kuruluşunda hangi hukuki adımlar izlenir?

Şirket kuruluşunda öncelikle yürütülecek faaliyete, ortakların beklentilerine, sermaye yapısına ve gelecekteki büyüme planlarına uygun şirket türünün belirlenmesi gerekir. Anonim şirket, limited şirket ve diğer şirket türleri; ortakların sorumluluğu, yönetim biçimi, sermaye şartları ve pay devri bakımından farklı hükümlere tabidir.

Şirket türü belirlendikten sonra şirketin unvanı, merkezi, faaliyet konusu, sermayesi, ortaklık oranları ve yönetim yapısı kararlaştırılarak esas sözleşme veya şirket sözleşmesi hazırlanır. Ardından gerekli belgeler tamamlanır, sermayeye ilişkin işlemler yerine getirilir ve ticaret sicili müdürlüğü nezdinde tescil başvurusu yapılır. Tescili takiben vergi, imza, defter, ruhsat ve faaliyetin niteliğine göre gerekli izin işlemlerinin de tamamlanması gerekir.

Kuruluş aşamasında ortaklar arasındaki görev dağılımının, temsil yetkilerinin, kâr paylaşımının ve pay devri şartlarının açık biçimde düzenlenmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önem taşır. Bu nedenle şirket kuruluşu yalnızca sicil işlemlerinin tamamlanmasından ibaret görülmemeli; şirketin uzun vadeli hukuki yapısı kuruluş aşamasında planlanmalıdır.

Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda nasıl bir yol izlenir?

Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar; şirketin yönetimi, kâr payı dağıtımı, bilgi alma ve inceleme hakkı, sermaye yükümlülükleri, pay devri, şirket kaynaklarının kullanılması veya genel kurul kararları gibi farklı nedenlerden kaynaklanabilir.

Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle şirket sözleşmesi, ortaklar arasında ayrıca imzalanmış sözleşmeler, genel kurul ve yönetim organı kararları ile şirket kayıtları incelenmelidir. Taraflar arasında müzakere yoluyla çözüm sağlanamaması hâlinde, uyuşmazlığın niteliğine göre arabuluculuğa başvurulması, genel kurul kararının iptali, bilgi alma hakkının kullanılması, yöneticilerin sorumluluğuna gidilmesi, ortağın şirketten çıkarılması veya şirketin haklı nedenle feshi gibi hukuki yollar gündeme gelebilir.

Şirket içi uyuşmazlıklarda yalnızca mevcut sorunun çözümü değil, şirket faaliyetlerinin devamlılığı ve ticari değerinin korunması da dikkate alınmalıdır. Bu nedenle uygulanacak hukuki yol, şirketin türüne, ortaklık yapısına ve uyuşmazlığın şirket üzerindeki etkisine göre belirlenmelidir.

Ticari alacaklar nasıl tahsil edilir?

Ticari alacakların tahsilinde öncelikle alacağın dayanağı, miktarı, vadesi ve borçlu tarafından itiraz edilip edilmediği belirlenmelidir. Sözleşmeler, faturalar, teslim belgeleri, cari hesap kayıtları, banka hareketleri, çekler, senetler ve taraflar arasındaki yazışmalar alacağın ispatı bakımından önem taşır.

Ödeme yapılmaması hâlinde borçluya ihtarname gönderilmesi, ödeme konusunda görüşme yapılması veya uygun bir ödeme planı oluşturulması mümkün olabilir. Sonuç alınamaması durumunda alacağın niteliğine göre ilamlı veya ilamsız icra takibi başlatılabilir; çek ya da bono gibi kambiyo senetlerine dayanan alacaklarda özel takip yollarından yararlanılabilir.

Borçlunun takibe itiraz etmesi hâlinde itirazın kaldırılması, itirazın iptali veya alacak davası gibi yargısal yollar gündeme gelebilir. Para alacağına ilişkin ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu durumlar da bulunmaktadır. Tahsil sürecinin etkili yürütülebilmesi için borçlunun malvarlığı, alacağın zamanaşımı süresi ve geçici hukuki koruma imkânları birlikte değerlendirilmelidir.

Şirket yöneticilerinin sorumluluğu ne zaman gündeme gelir?

Şirket yöneticileri, kendilerine kanun, şirket sözleşmesi ve şirket organlarının kararlarıyla verilen görevleri özen ve bağlılık içerisinde yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüklerin kusurlu biçimde ihlal edilmesi ve bunun sonucunda şirketin, ortakların veya alacaklıların zarara uğraması hâlinde yöneticilerin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.

Şirket malvarlığının kişisel amaçlarla kullanılması, gerçeğe aykırı kayıt veya beyanlarda bulunulması, şirketin mali durumunun gözetilmemesi, yetkinin amacı dışında kullanılması, ortaklara eşit davranılmaması veya kanunen alınması gereken tedbirlerin alınmaması sorumluluğa yol açabilecek durumlar arasında yer alabilir.

Ancak şirketin zarar etmiş olması, yöneticinin her durumda şahsen sorumlu olduğu anlamına gelmez. Sorumluluğun belirlenmesinde yöneticinin görev ve yetkisi, kusuru, meydana gelen zarar ve davranış ile zarar arasındaki bağlantı birlikte incelenir. Ayrıca vergi, sosyal güvenlik ve diğer kamu borçları bakımından yöneticilerin özel mevzuattan kaynaklanan kişisel sorumlulukları da söz konusu olabilir.

Size yardımcı olalım!

Hukuki süreçlerinizde doğru ve güvenilir adımlar atmak için yanınızdayız.
+90 212 481 08 12 bilgi@kiriscihukuk.com

Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Bizi Arayın: +90 212 481 08 12

bilgi@kiriscihukuk.com
·  Pzt – Cum 09:00-18:00