tren+90 212 481 08 12
·
bilgi@kiriscihukuk.com
Pzt - Cum 09:00-18:00
·

Ceza Hukuku

Ceza hukuku; bireylerin temel hak ve özgürlüklerini doğrudan etkileyen, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin her aşamasında dikkatli, sistemli ve hukuka uygun bir çalışma gerektiren temel hukuk alanlarından biridir. Suç isnadıyla karşı karşıya kalan kişilerin savunma haklarının korunması kadar, suçtan zarar gören veya mağdur sıfatını taşıyan kişilerin haklarının etkin biçimde temsil edilmesi de ceza yargılamasının önemli unsurları arasında yer almaktadır.

Kirişçi Hukuk Bürosu, ceza hukuku alanında şüpheli, sanık, mağdur, müşteki ve katılan sıfatıyla yer alan gerçek ve tüzel kişilere hukuki hizmet sunmaktadır. Soruşturma aşamasında ifade ve sorgu işlemlerinin takibi, koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi, delillerin toplanması ve sunulması, şikâyet ve suç duyurularının hazırlanması, kovuşturma aşamasında savunma ve katılma taleplerinin yürütülmesi ile istinaf ve temyiz başvurularının hazırlanması bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalar arasında yer almaktadır.

Ceza Hukuku

Çalışma Alanlarımız

1. Soruşturma Süreci

İfade ve sorgu işlemlerinin takibi, koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi, delillerin toplanması.

2. Kovuşturma ve Yargılama

Savunma ve katılma taleplerinin yürütülmesi, istinaf ve temyiz başvuruları.

3. Suç Tipleri Kapsamımız

Malvarlığına karşı suçlardan kişisel verilere kadar geniş bir yelpazede çalışma.

4. Vesayet ile Kesişen Ceza Dosyaları

Küçüklerin ve kısıtlıların ceza sürecindeki hak ve menfaatlerinin korunması.

Soruşturma Süreci

Soruşturma aşamasında ifade ve sorgu işlemlerinin takibi, koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi, delillerin toplanması ve sunulması, şikâyet ve suç duyurularının hazırlanması bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalar arasında yer almaktadır.

İfade/sorgu takibi,

Koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi,

Delil toplama ve sunma,

Şikâyet/suç duyurusu hazırlığı

Kovuşturma ve Yargılama

Kovuşturma aşamasında savunma ve katılma taleplerinin yürütülmesi ile istinaf ve temyiz başvurularının hazırlanması bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalar arasında yer almaktadır.

Savunma taleplerinin yürütülmesi,

Katılma taleplerinin yürütülmesi,

İstinaf başvuruları,

Temyiz başvuruları.

Suç Tipleri Kapsamımız

Çalışmalarımız kapsamında malvarlığına karşı suçlar, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, sahtecilik, tehdit, hakaret, kasten yaralama, taksirle yaralama ve ölüme neden olma, özel hayatın gizliliğine karşı suçlar, kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi veya yayılması, görevi kötüye kullanma, zimmet, irtikâp ve diğer ceza hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin soruşturma ve davalar yürütülmektedir.

Dolandırıcılık/sahtecilik/güveni kötüye kullanma,

Tehdit/hakaret/yaralama suçları,

Özel hayat ve kişisel veri suçları,

Zimmet/irtikâp/görevi kötüye kullanma.

Vesayet ile Kesişen Ceza Dosyaları

Kirişçi Hukuk Bürosu, vesayet hukukuna ilişkin çalışmalarının ceza hukuku ile kesiştiği dosyalarda da görev almaktadır. Özellikle çocuğun veya kısıtlının hayatına, beden bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığına, özgürlüğüne, eğitimine, sağlığına ve malvarlığına yönelik ihlaller; yalnızca bir ceza soruşturmasının konusu olarak kalmamakta, aynı zamanda velayet ve vesayet ilişkisi bakımından da önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

Bu tür dosyalarda ceza hukuku ile vesayet hukuku birbirinden bağımsız iki alan olarak değerlendirilmemektedir. Suça konu fiilin faili veya şüphelisi, aynı zamanda çocuğun velisi, vasisi ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kişi olabilir. Böyle bir durumda, çocuğun haklarını koruması gereken yasal temsilci ile çocuk arasında açık bir menfaat çatışması ortaya çıkmaktadır. Bu çatışma nedeniyle çocuğun soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde bağımsız biçimde temsil edilmesi, delillerin toplanması, koruyucu tedbirlerin talep edilmesi ve çocuğun üstün yararının yargılamanın bütün aşamalarında gözetilmesi gerekir.

Mahkemeler tarafından verilen vasilik veya temsil kayyımlığı görevleri kapsamında; suçtan doğrudan zarar gören çocukların ve kısıtlıların Cumhuriyet başsavcılıkları, ceza mahkemeleri, aile mahkemeleri, vesayet makamları ve ilgili kamu kurumları nezdindeki hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik işlemleri yürütmektedir. Temsil görevi yalnızca duruşmaya katılmakla sınırlı olmayıp; soruşturmanın başlangıcından hükmün kesinleşmesine kadar uzanan bütün süreci kapsamaktadır.

  • Aile içindeki bireyler tarafından çocuğa karşı gerçekleştirilen kasten yaralama, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, tehdit, hakaret ve benzeri fiiller, ceza hukukunun yanı sıra aile hukukundan kaynaklanan koruma yükümlülüklerinin ihlali niteliğini de taşıyabilir. Bu tür vakalarda çocuğun şikâyet, delil sunma, koruyucu tedbirlerden yararlanma ve ceza yargılamasına katılma haklarının etkin biçimde kullanılması önemlidir.

            Büromuz, vasi veya temsil kayyımı sıfatıyla görevlendirildiği dosyalarda; mağdur çocuğun soruşturma aşamasında ifade ve beyanlarının usulüne uygun biçimde alınması, adli raporların ve diğer delillerin dosyaya kazandırılması, koruma tedbirlerinin uygulanması ve şüpheli hakkında yürütülen işlemlerin takip edilmesi için gerekli başvuruları gerçekleştirmektedir. Kovuşturma aşamasında ise davaya katılma, delillerin değerlendirilmesi, mağdur haklarının korunması ve gerekli kanun yollarına başvurulması süreçleri yürütülmektedir.

  • Aile içi şiddet vakalarında ceza soruşturmasıyla birlikte aile hukuku bakımından da çeşitli sonuçlar gündeme gelebilir. Çocuğa karşı şiddet uygulayan veya çocuğun güvenliğini tehlikeye düşüren veli yönünden velayetin sınırlandırılması, kaldırılması, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ya da kişisel ilişkinin gözetim altında kurulması gibi tedbirlerin değerlendirilmesi gerekebilir. Somut olayın özelliklerine göre uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme ve çocuğun bulunduğu konuta, okula veya kuruma yaklaşmama gibi koruyucu ve önleyici tedbirlerin uygulanması da talep edilebilir.

            Çocuğun aile içerisindeki kişiler tarafından cinsel istismara uğraması, ceza hukuku ile vesayet hukukunun en hassas biçimde kesiştiği alanlardan biridir. Failin çocuğun velisi, yakını, bakımından sorumlu kişi veya aynı aile çevresinde bulunan bir kişi olması hâlinde, çocuğun aile içerisindeki olağan temsil ve koruma mekanizmaları yetersiz kalabilir. Özellikle şüpheli ya da sanık ile çocuğun yasal temsilcisi arasında yakınlık bulunması veya yasal temsilcinin çocuğun haklarını etkin biçimde koruyamaması, bağımsız temsil ihtiyacını daha da belirgin hâle getirir.

            Bu dosyalarda temsil kayyımının görevi, çocuğun ceza yargılamasında bağımsız bir temsilciye sahip olmasını sağlamaktır. Çocuğun soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında temsil edilmesi, ifadelerinin uzman kişiler eşliğinde ve ikincil örselenmeye yol açmayacak yöntemlerle alınması, adli görüşme ve sağlık raporlarının değerlendirilmesi, delillerin korunması ve gerekli koruma tedbirlerinin uygulanması bu görevin temel unsurları arasındadır.

            Cinsel istismar şüphesinin bulunduğu hâllerde çocuğun güvenli bir ortamda kalması, şüpheliyle temasının sınırlandırılması ve psikolojik destek hizmetlerine erişiminin sağlanması da önem taşımaktadır. Ceza yargılamasının sonuçlanması beklenmeksizin, çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa aile ve vesayet hukukuna özgü koruma tedbirlerinin gecikmeksizin uygulanması gerekebilir.

 

  • Çocuğun eğitim ve öğretim hakkı, velayet hakkının kullanılmasına bağlı olarak ortadan kaldırılabilecek veya sınırsız biçimde sınırlandırılabilecek bir hak değildir. Ana ve baba, velayet yetkisini çocuğun eğitimini engellemek için değil; onun bedensel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini desteklemek amacıyla kullanmakla yükümlüdür.

            Çocuğun okula gönderilmemesi, öğrenim hayatının haklı bir sebep bulunmaksızın kesintiye uğratılması, eğitim kurumuyla ilişkisinin engellenmesi veya çocuğun eğitim olanaklarından sistematik biçimde mahrum bırakılması; aile hukukundan kaynaklanan bakım, gözetim ve eğitim yükümlülüklerinin ihlali olarak değerlendirilebilir. Fiilin niteliğine göre ceza soruşturması yürütülmesi, çocuğun eğitim hakkının korunmasına yönelik idari başvurular yapılması ve aile mahkemesi ya da vesayet makamı nezdinde tedbir talep edilmesi gündeme gelebilir.

            Bu tür durumlarda velinin tercih hakkı ile çocuğun üstün yararı arasında bir denge kurulması gerekir. Ancak çocuğun gelişimini ciddi biçimde tehlikeye düşüren, eğitim hakkını etkisiz hâle getiren veya geleceğini olumsuz etkileyen uygulamalar bakımından velayet hakkının mutlak ve sınırsız olduğu kabul edilemez. İhlalin sürekliliği ve ağırlığına göre velayet yetkisinin sınırlandırılması, çocuğun eğitimine ilişkin belirli kararların başka bir temsilci tarafından alınması veya çocuğa temsil kayyımı atanması değerlendirilebilir.

 

  • Çocuğun sağlık hizmetlerine erişim hakkının engellenmesi de ceza hukuku ile aile ve vesayet hukukunun kesiştiği önemli alanlardan biridir. Ana ve babanın çocuk adına tıbbi müdahalelere ilişkin karar verme yetkisi bulunmakla birlikte, bu yetki çocuğun yaşamını, sağlıklı gelişimini veya tedavi olma hakkını ciddi biçimde tehlikeye düşürecek şekilde kullanılamaz.

            Özellikle erken teşhis ve tedavi imkânı sağlayan sağlık uygulamalarının, zorunlu muayenelerin veya hayati önem taşıyan tedavilerin makul ve tıbben kabul edilebilir bir gerekçe bulunmaksızın reddedilmesi hâlinde, çocuğun üstün yararı ile velinin iradesi arasında menfaat çatışması doğabilir. Topuk kanı taraması gibi bebeğin sağlığını ciddi biçimde etkileyebilecek genetik ve metabolik hastalıkların erken teşhisini amaçlayan uygulamalarda da temel değerlendirme, çocuğun sağlıklı gelişme hakkı üzerinden yapılmalıdır.

            Tedaviyi veya taramayı reddetmenin arkasında bilgi eksikliği, sağlık personeline duyulan güvensizlik, kültürel veya dinî kabuller, ekonomik sebepler ya da yanlış bilgilendirmeler bulunabilir. Ancak bu gerekçeler, çocuğun yaşamını veya sağlığını ağır biçimde tehlikeye düşüren her kararı hukuka uygun hâle getirmez. Çocuğun üstün yararının ciddi biçimde tehdit edildiği durumlarda sağlık kurumları, Cumhuriyet başsavcılığı, aile mahkemesi ve vesayet makamı nezdinde gerekli başvuruların yapılması gerekebilir.

            Velinin davranışının ceza soruşturmasına konu olduğu ve çocuğun menfaati ile velinin menfaati arasında çatışma bulunduğu hâllerde, çocuğun haklarının bağımsız biçimde korunabilmesi için temsil kayyımı atanması gündeme gelebilir. Temsil kayyımı, sağlık hizmetinin tıbbi gerekliliğinin değerlendirilmesi, ilgili raporların incelenmesi, gerekli mahkeme kararlarının alınması ve çocuğun sağlık hakkının korunmasına yönelik sürecin takip edilmesi görevlerini yerine getirebilir.

 

  • Vesayet ile ceza hukukunun kesiştiği dosyalar yalnızca çocuklara karşı işlenen suçlardan ibaret değildir. Vasilik görevinin kötüye kullanılması ve kısıtlının malvarlığının zarar görmesi hâlleri de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Vasinin, kısıtlının parasını kişisel ihtiyaçları için kullanması, banka hesaplarından hukuka aykırı para çekmesi, gelir ve giderleri gerçeğe aykırı biçimde göstermesi, mahkeme iznine tabi işlemleri izinsiz gerçekleştirmesi veya hesap verme yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda hem vesayet hukuku hem de ceza hukuku bakımından sorumluluk doğabilir.

            Bu tür dosyalarda banka kayıtları, taşınır ve taşınmaz işlemleri, kira gelirleri, satış bedelleri, mahkemeye sunulan hesap raporları ve diğer mali belgeler incelenmektedir. Usulsüzlüğün tespit edilmesi hâlinde vasinin görevden alınması, zararların tazmini, malvarlığına ilişkin koruyucu tedbirlerin uygulanması ve gerekli suç duyurularının yapılması için yargısal yollara başvurulmaktadır.

Kirişçi Hukuk Bürosu, vesayet ve ceza hukukunun kesiştiği dosyalarda yalnızca gerçekleşmiş suçun cezalandırılmasına değil, çocuk veya kısıtlının bundan sonraki yaşamında karşılaşabileceği tehlikelerin önlenmesine de önem vermektedir. Ceza soruşturması, aile mahkemesi tedbirleri ve vesayet makamının koruyucu kararları birbirini tamamlayan hukuki mekanizmalar olarak ele alınmaktadır.

Her somut olayda menfaat çatışmasının niteliği, ihlalin ağırlığı, sürekliliği ve çocuk ya da kısıtlı üzerindeki etkileri ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Amaç; korunmaya ihtiyaç duyan kişinin yargılama sürecinde bağımsız biçimde temsil edilmesi, temel haklarına yönelik ihlallerin sona erdirilmesi ve gelecekte benzer risklerle karşılaşmasının önlenmesidir. Bu yönüyle vesayet ile kesişen ceza dosyaları, ceza hukuku ile vesayet hukukunun birlikte ve koordineli biçimde uygulanmasını gerektiren özel bir çalışma alanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çalışma Yaklaşımımız

Kirişçi Hukuk Bürosu, ceza yargılamasının bütün aşamalarında mesleki özen, gizlilik, savunma hakkına saygı ve mağdur haklarının korunması ilkeleri doğrultusunda faaliyet göstermekte…

Savunma Hakkına Saygı

Şüpheli/sanık savunma haklarının korunması.

Mağdur Haklarının Temsili

Suçtan zarar gören/mağdur sıfatlı kişilerin etkin temsili.

Gizlilik ve Özen

Mesleki özen ve gizlilik ilkeleri doğrultusunda çalışma.

Size yardımcı olalım!

Hukuki süreçlerinizde doğru ve güvenilir adımlar atmak için yanınızdayız.
+90 212 481 08 12 bilgi@kiriscihukuk.com

Size nasıl yardımcı olabiliriz?

bilgi@kiriscihukuk.com
·  Pzt – Cum 09:00-18:00